3 Ocak 2014 Cuma
29 Aralık 2013 Pazar
Ö F K E M V A R - Sn.Erol Özden yazdı
ÖFKEM VAR
Öfkem var talana yalana dolana
Öfkem var konuşmaya yazmaya engel olana.
Öfkem var salya sümük timsah göz yaşı dökene
Öfkem var insanlar arasına nifak tohumları ekene.
Öfkem var memleketi soyup soğana çevirene
Öfkem var vatandaşa gavat deyip çam devirene.
Öfkem var silahları hem üretip hem satana
Öfkem var kanımı emerek yan gelip yatana.
Öfkem var zalimin karşıma geçip gülüşüne
Öfkem var oğulların babalardan önce ölüşüne.
Öfkem var bu gün başka yarın başka diyene
Öfkem var müslümanlık taslayıp kul hakkı yiyene.
Öfkem var dindar ateist alevi sünni diye ayırana
Öfkem var devlette yandaşı eşi dostu kayırana.
Öfkem var savcının efendi emriyle dava açanına
Öfkem var halkını sindirip korku saçanına.
Öfkem var çaldıklarını kutularda saklayana
Öfkem var haksız yere hırsızları aklayana.
Öfkem var çetenin her bir türüne
Öfkem var kim biat ederse körü körüne.
Ve öfkem var doğayı katledip ormanı kesene
Güçlünün önünde eğilip, güçsüze gürleyip esene.
Erol ÖZDEN
Öfkem var talana yalana dolana
Öfkem var konuşmaya yazmaya engel olana.
Öfkem var salya sümük timsah göz yaşı dökene
Öfkem var insanlar arasına nifak tohumları ekene.
Öfkem var memleketi soyup soğana çevirene
Öfkem var vatandaşa gavat deyip çam devirene.
Öfkem var silahları hem üretip hem satana
Öfkem var kanımı emerek yan gelip yatana.
Öfkem var zalimin karşıma geçip gülüşüne
Öfkem var oğulların babalardan önce ölüşüne.
Öfkem var bu gün başka yarın başka diyene
Öfkem var müslümanlık taslayıp kul hakkı yiyene.
Öfkem var dindar ateist alevi sünni diye ayırana
Öfkem var devlette yandaşı eşi dostu kayırana.
Öfkem var savcının efendi emriyle dava açanına
Öfkem var halkını sindirip korku saçanına.
Öfkem var çaldıklarını kutularda saklayana
Öfkem var haksız yere hırsızları aklayana.
Öfkem var çetenin her bir türüne
Öfkem var kim biat ederse körü körüne.
Ve öfkem var doğayı katledip ormanı kesene
Güçlünün önünde eğilip, güçsüze gürleyip esene.
Erol ÖZDEN
D U A - Orhan Seyfi Orhon
DUA
Ulu Tanrı’m, şu karanlık
yolları,
Bizi Sana ulaştıran yollar et!
İhtirasla kilitlenmiş kolları,
Birbirini kucaklayan kollar et!
Muhabbetin gönlümüzde hız olsun,
Güttüğümüz Hakk’a varan iz olsun,
Önümüzde uçurumlar düz olsun,
Yolumuzda dikenleri güller et!
Dalâlette bırakıp da insanı,
Yapma arzın en korkulu hayvanı;
Unutturma doğruluğu, vicdânı,
Bizi, Sana lâyık olan kullar et!..
Bizi Sana ulaştıran yollar et!
İhtirasla kilitlenmiş kolları,
Birbirini kucaklayan kollar et!
Muhabbetin gönlümüzde hız olsun,
Güttüğümüz Hakk’a varan iz olsun,
Önümüzde uçurumlar düz olsun,
Yolumuzda dikenleri güller et!
Dalâlette bırakıp da insanı,
Yapma arzın en korkulu hayvanı;
Unutturma doğruluğu, vicdânı,
Bizi, Sana lâyık olan kullar et!..
27 Aralık 2013 Cuma
V A T A N
V A T A N
“Vatan”
Büyük ATATÜRK’ün, yorgun bir milletin elinde, avucunda kalan son imkânlarıyla
bize kazandırdığı en değerli varlığımızdır. O’nu tabiî vasıf ve unsurları ile dile
getiren bu şiiri Türk çocuklarına armağan ediyorum. Nurettin ÖZDEMİR
VATAN -1-
Vatan,
Antalya’da
bir mavi su,
Posof’ta
bir çorak tarla,
Gümüşhane’de
bir yemyeşil bahçedir.
Vatan,
Kelkit’te
bir kardeş mezarı,
Zonguldak’ta
bir maden işçisi,
Rize’de
çay toplıyan bir gelin
Ve
seccade namaz kılan
Bir
ihtiyar annedir.
Vatan,
Ceylanpınar’da
bir ince ceylan,
Edirne’de
bir ince minaredir.
Vatan,
Konya’da
Hazreti Sultan Mevlana
Ve
Eskişehir’de Yunus’u biçaredir.
Vatan,
Hudut
boylarında dalganan
Güzel
bayrağımız,
Hare,
haredir.
Vatan,
Küçük
ellerinin avuçladığı
Sade
bir toprak parçası değil çocuğum,
Toprakla
büyüyen bir kutsal düşüncedir.
VATAN -2-
Vatan,
İsparta
halısında bir gül
Ve
Kütahya çinisinde
Ateşten
bir laledir.
Vatan,
Ayder
Yaylasının yeşilliğinde
Dağların,
bulutların gözyaşı,
İp-ince
bir şelaledir.
Vatan,
Hazar
Gölü kıyısında
Şiirli
bir akşam
Ve
eski Harput’ta
Burcu
yıkılmış bir kaledir.
Vatan,
Hudutta
kolu bükülmeyen Fırat,
Ve
Diyarbakır ovasında
Bereket
taşıyan bir Dicle’dir.
Vatan,
Hakkari’de
sıradağlar
Ki
bölünmez
Yürek
yüreğe, el eledir.
Vatan,
İzmir
yollarında dolu dizgin bir süvari
Ve
yağız atların boynunda
Zaferle
uçuşan bir yeledir.
Vatan,
Ankara’da
“Anıtkabir” da
Yanıpta,
sönmeyecek bir meş’aledir.
---
Yurdumun güzel
çocuklarına sevgilerim
ve başarı
dileklerimle… Nurettin Özdemir (*)
(*)Nurettin Özdemir,
Hukukçu, Eski Milletvekili
şair ve yazar.
25 Aralık 2013 Çarşamba
VAH VAH - Halk Ozanı Musa Merdanoğlu
V A
H V A H
Dert
çoğaldı hangisini söyleyim
Tuz
biber döktüler yaraya vah vah
Adalet
kalmadı huzur bozuldu
Çoğu
tamah etti paraya vah vah
Haksızlar
makama geçti bu zaman
Ezilen
ezeni seçti bu zaman
Dost
olan dostundan kaçtı bu zaman
Fitne
fesat girdi araya vah vah
Kulun
hakkı başka kulda kalamaz
Cahiller
bu sözden mana alamaz
Fakir
halkım gece kondu bulamaz
Zenginler oturdu saraya vah vah
Adaletsşz iş yapanlar bitmiyor
Yalakalar
başımızdan gitmiyor
Kazancımız
ev halkına yetmiyor
Girdik
kuyruklara sıraya vah vah
MERDANOĞLU
sazda teli şaşırdı
Arılar
peteği balı şaşırdı
Kaptanlar
denizde yolu şaşırdı
Gemiler
oturdu karaya vah vah
6 Aralık 2013 Cuma
KADINLAR, KENDİLERİNİ ZİNCİRLİYOR -2-
KADINLAR, KENDİLERİNİ ZİRCİRLİYOR -2-
5 Aralık 1934 de dünyada ilk defa Ulu Önder Atatürk sayesinde seçme ve
seçilme hakkına kavuşan kadınlarımızın bugünkü yeri nedir? Şimdi bazı verilere
bakalım.
Son seçimlere kadar TBMM’ de yer alan kadın vekil sayısı şöyle;
1935 >18,1939>15,1943>16,1946>16,1950>03,1954>04,1957>08,
1961>03,1965>08,1969>05,1973>06,1977>04,1983>12,1987>06,
1991>08,1995>13,1999>22, 2002>24, 2007>50, 2011>78…
Seçme ve seçilme hakkının verilmesini takiben yapılan ilk seçimde (1935)
TBMM’de 383 erkek MV.ve18 kadın MV.yer almışken 1950 seçiminde kadın
MV.sayısının (3)’e düştüğünü, 1995’e kadar sayının (3-8) arasında değiştiğini,
1995’de (13) olduğunu ve daha sonraki seçimlerde biraz daha artış gösterdiğini görüyoruz. Oysa bugün bu sayının erkek MV.sayısına yakın olmasını beklerdik.
Ama nerede?..
Hep erkek hegemonyasının galip geldiği ülkemizde de kadınlarımıza layık
oldukları değer verilmemiş, sindirilmişlerdir. Fakat, onların da bir yandan her
türlü haklarına sahip çıkmak için çaba göstermeleri
gerekmez miydi?.. “Eğer bir kadın yeterince hırslı,
kararlı ve yetenekliyse, yapamayacağı hiçbir şey yoktur”. (Lawrenson)
Eski tarihlere bakıldığında, bugünküne göre kadınlarımıza gerçek
değerlerinin tanındığını, onların aile içinde ve toplumda önemli ölçüde söz
sahibi ve saygın oldukları anlaşılıyor.Dünyanın değişmez kuralıdır adeta; “Sen sindikçe, üstüne üstüne gelirler”. Sanırım, kadınların bugün layık
oldukları seviyede olmama nedenlerinden birini de kendilerinde aramalıyız.
Öte yandan eğitim eksikliği de kadınların geri bırakılmasında başrol
oynamaktadır. Kızlarımızı okutmaktan hep kaçındık. “Kız evlât değil mi, okuyup
da ne olacak” zihniyetine kadınlarımızın geleceği kurban edildi. Oysa ki,
ailede çocukların eğitiminde, iyi yetiştirilmesinde annelerin ilk ve
başöğretmen olduklarını herkesin bilmesi ve unutmaması gerekirdi. Tevfik Fikret
bakınız ne demiş;
“Kızlarını okutmayan bir
millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir”. Sadece
oğullarını değil tabii, tüm evlâtlarını… Atatürk de kadınların eğitimiyle ilgili
olarak şunları söylemiştir;
“Kadınlarımız
erkeklerden daha çok aydın, daha çok kültürlü, daha fazla bilgili olmaya
mecburdurlar. Eğer gerçekten milletin anası olmak istiyorlarsa böyle
olmalıdırlar”.
Her türlü ayrımcılığa karşı olan Atatürk, anlaşıldığı
gibi kadın erkek ayrımcılığına şiddetle karşı olduğunu değişik zamanlarda
söylediği bazı sözleriyle de dile getirmiştir.
İnsanlar , dünyanın en değerli ve en kutsal yaratıklarıdır. Irkı, dini,
dili, rengi ne olursa olsun; aynı değere sahiptirler. Kadın ile erkek arasında
cinsellik dışında önemli bir fark yoktur. Toplumsal yaşamda, kadının da,
erkeğinde yerleri aynı yüksek değeri taşır. Erkek olmazsa kadın, kadın olmazsa
erkek olabilir mi?
O halde, karşılıklı olarak birbirlerine, birbirlerinin hak ve hukukuna
saygı göstermeleri gerekmez mi? Ne bir tarafın diğer tarafı ezmesi, ne de
ezilenin ezilmeyi kabullenmesini düşünmek istemiyorum.
Herkes insan ve hukukunu bilmeli ve bilgisi ile de, bu doğrultu da hak ve
hukukunu savunmaya çalışmalıdır. Peki,
bu hak hukuk bilgisi ile savunma kaynağı ne olacaktır? Yanıt tek kelime;
eğitim. Eğitim, anne kucağında başlar, bilindiği gibi yaşamla ve okullarla
devam eder.
(Devamı 3.Bölümde)
4 Aralık 2013 Çarşamba
KADIN ÜSTÜNE ÖZLÜ SÖZLER
KADIN ÜSTÜNE ÖZLÜ SÖZLER
-Songül Dündar-
En mükemmel kadın,
çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır. “GOETHE”
Modası geçmeyen birkaç
şeyden biri de kadındır. “RALSTON”
Kadınlar omuz omuza
sıralandıklarında aradan kimse geçemez. “LİNDA”
Eğer bir kadın
yeterince hırslı, kararlı ve yetenekliyse, yapamayacağı hiçbir şey yoktur.
“LAWRENSON” Zeki bir kadın hazinedir. Güzel ve zeki bir kadın güçtür. “GEORGE
MERADİTH”
Tanrı, kadını ağzı laf
yapan yakışıklı erkeklerden korusun. “BALZAC”
Kadınların erdemi
erkeklerin en büyük keşfidir. “SKİNNER”
Dünya kadınsız var
olmaz, gelecek kadınların elindedir. “JOAN COLİNS”
Kadınlar başarılarını
elde ettikleri zenginliklerle değil, çevrelerinde biriktirdikleri sevgiyle
ölçerler. “LİNDA” Bir kadının başarısı, başka bir kadının başarısını hazırlar.
“VANDERBİLT”
Bir kadına güzel
olduğunu söylemeyin; ona başka bir kadının onun gibi olamadığını söyleyin ve
göreceksiniz ki bütün kapılar açılacak. “JULES RENARD”
Bir kadının yüzündeki
ifade, üzerindeki giysiden çok daha önemlidir. “DOLE CARNEGTE”
Seven bir kadın için
sevdiği erkeğin yüzü, ona tıpkı denizin denizciye göründüğü gibi görünür.
“BALZAC”
Kadın her şeyi
affeder, fakat asla unutmaz. “CONFİCİUS”
Kadını güzel yapan
Allah, sevimli yapan şeytandır. “VİCTOR HUGO”
Güzel bir kadın gözü,
iyi bir kadınsa gönlü okşar. “NAPOLEON”
Kadın erkeği kılıçsız
zapteder ve ipsiz bağlar. “TOLSTOY”
Kadınlar erkeklerden
daha çok hikmet sahibidirler; daha az bilir, daha çok anlarlar. “J. DUHAMEL”
Kadın insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar. “CHAMFORT”
Kadın insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar. “CHAMFORT”
Kadınların gözleri
keskin, zekâları uyanık, düşünceleri vesveseli olur. “MAUPOSSANT”
Bir kadın ya sever, ya
nefret eder; ortası yoktur. “SYRUS”
Kadın kendi başına ne
gül goncasıdır, ne de diken; koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen
diken olur. “H.REFİK KARAY”
Kadın kocasının
delikanlılıkta sevgilisi, olgun çağda arkadaşı, ihtiyarlıkta hastabakıcısıdır.
“BACON”
*
Yazar Songül Dündar'ın notu :
“Kadını güzel yapan
şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini
paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız
sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati,
kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir.” (SAVAŞLARIN
KADINI adlı eserimden)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




