20 Kasım 2013 Çarşamba

MEHMET ÇINARLI'DAN İNCİLER -7-

ÇINARLI’DAN İNCİLER -7-

Politika bir ahlâksızlık yarışı,
memuriyet bir çıkarcılık mesleği
haline gelirse,
hiçbir politikacıdan
dürüst olmasını,
hiçbir memurdan
namuslu kalmasını isteyemeyiz.
(Temmuz 1969)

MEHMET ÇINARLI'DAN İNCİLER -6-

ÇINARLI’DAN İNCİLER -6-

İyiyi iktidara getirmek,
iyiyi söz sahibi kılmak;
şöhrete de, paraya da
iyinin hak kazanmasını sağlamak gerek.
Kötünün ve kötülüğün
bütün toplumu kaplayıp,
yerle bir etmesini önlemenin
biricik çaresi budur. 

(Temmuz 1969) 

10 Kasım 2013 Pazar

O'NU ÇANAKKALE'DE BİLE YOK SAYANLAR VAR


ATATÜRK (Şiir-Mustafa Ceylan)








ATATÜRK

Zamanı, mekânı aşan düşünce, 

Kabına sığmayıp taşan düşünce, 

Bayrağın renginde coşan düşünce 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Tanrı’ nın katına kutsal yakarış, 
Süngünün ucundan fışkıran barış. 
Özgürlüğe doğru bu sonsuz yarış 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Çağıl çağıl zafer ırmaklarıyla 
Dalga dalga iman bayraklarıyla, 
Göğe çıkan şehit dudaklarıyla 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Tarihin beynine kurulan otağ, 
Mazlum milletlere açılan bir çağ, 
Kükreyen, kükreyen koca yanardağ 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Zincirleri damla damla eriten, 
Toprağımı avuç avuç dirilten, 
Burcu burcu, insan insan yeşerten 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Şimşek şimşek nabızlarımda vurur, 
Vatan aşkı ile sınırda durur, 
Gözlerimde ışık, ellerimde nur 
Atatürk, Atatürk değil de nedir? 

Mustafa Ceylan

9 Kasım 2013 Cumartesi

ATATÜRK'Ü MİNNET VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ

FANİ VARLIĞININ ARAMIZDAN AYRILIŞININ
75. YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK'Ü
MİNNET, ŞÜKRAN VE RAHMETLE ANIYORUZ

O’nu tek yönüyle değil, bütün yönleriyle anlayıp kavrayıp tanıtabildiğimizde göreceğiz ki, bizi 21. yüzyılda güçlü, modern ve müreffeh bir Türkiye haline getirecek yol, Atatürk’ün açtığı, çağdaşlığın aydınlık ve ışıklı yoludur. Bu yol, bizi, “Bilgi Toplumu”nun ve uygar dünyanın saygın bir üyesi haline getirecek tek yoldur. Yüce Önder Atatürk’ün düşünce sistemi; demokratik, laik, millî, manevî, çağdaş ve evrensel değerlerden oluşan dokusu, birleştirici ve bütünleştirici yapısı ve bilimsel doğruları esas alan anlayışıyla, Türkiye Cumhuriyeti’ni, ülkesi ve milletiyle sonsuza dek bölünmez bir bütün olarak yaşatacak en büyük güçtür.

Atatürk; ne sadece savaş meydanlarının kahramanı “Gazi”dir, ne dayısının çiftliğinde kargaları kovalayan “Mustafa”dır, ne Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran “Kemal”dir, ne de milletine uygar dünyanın yolunu açan “Atatürk”tür. O, bunların hepsidir, o Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Fani varlığının aramızdan ayrılışının 75. Yıldönümünde kendisini rahmet, minnet ve şükranla yadediyoruz. 

Kimsenin şüphesi olmasın, 20. Yüzyılda Başkumandanlık Meydan Muharebesini kazanan Mustafa Kemal Atatürk, Türk olmayanların ve kendini Türk hissetmeyenlerin Türk milletinin ve Türk vatanının varlığına, Türkiye Cumhuriyetine ve kendisine karşı sürdürdüğü 21. Yüzyıl Meydan Muharebesinin de galibi olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

5 Kasım 2013 Salı

MEHMET ÇINARLI'DAN İNCİLER -5-

MEHMET ÇINARLI’DAN İNCİLER (5)

Benim gözümde, milliyetçi,
her şeyden önce, özü sözü doğru,
çalışkan ve fadakâr kimse demektir.
Böyle bir kimse, milletin çıkarlarını
kendi çıkarlarından üstün tutar,
milletin huzuru için -gerekirse-
kendi huzurunu fedâ eder,
milletini yükseltmek azmiyle durup
dinlenmeden uğraşır, araştırır.
En sağlam iş, en iyi hizmet,
en çok emek çekilmiş,
en büyük titizlikle yaratılmış eser
milliyetçiden beklenir.
*

1 Kasım 2013 Cuma

MESELE SADECE AĞAÇ DEĞİL

MESELE SADECE AĞAÇ DEĞİL YEĞEN…

Mesele nedir biliyor musunuz?
Bizi yönetenlerin herhangi bir değere sahip olmaması…
Yoksa gecenin bir yarısında üniversitenin yerleşkesinde ne işleri olabilir…
Başkentin işlek caddelerindeki en basit onarımlarda bile…
Gece trafiğin olmadığı zamanı kollamayıp… Özellikle, trafiğin en yoğun olduğu zaman seçilirken…
Siz düşünmüyor musunuz yönetimden bile habersiz ODTÜ arazisine gece yarısı girmenin esbabı mucibesi nedir…
Neymiş; yol geçireceklermiş…
İnsan sormadan edemiyor…
Gece yarısı talan ettiğiniz o orman, kaç yılda yetişiyor?
En az 20 yıl…
Ya bir asfalt yol ne kadar zamanda yapılıyor?
Hadi bir hafta, ötesi yok…
Size bir soru…
Orada ODTÜ olmasaydı, o güzelim orman kalır mıydı?
Bence kalmazdı…
Kalmadığı gibi her yer, memleketin kolay para kazanan zenginlerine peşkeş çekilir…
Villalarla dolardı…
Belki AVM bile inşa edilirdi…
Aslında sorun sadece ODTÜ değil, AOÇ’nin durumu da ortada…
AOÇ biliyorsunuz Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün mirası olması yanında, Başkentin nefes aldığı en güzel yerlerden biriydi…
Ne oldu
Önce birçok şirkete verilerek önü açıldı…
Sonra da başkanlık sarayı adı altında, resmen darmadağın edildi…
İşte insanda milli bilinç olmazsa, varılacak yer sonuçta müteahhitliği aşamıyor…
Adamlar bir yere bakarken…
Bu bir orman…
Ova…
Askeri arazi…
Göl…
Irmak…
Deniz diye düşünmüyor…
Dikkat ettikleri tek şey, buradan kaç para kazanabilecekleri…
Yoksa gerisi onları asla ilgilendirmiyor…
Konuyla ilgili bu doğal güzelliklerin korunarak yolun yapılabileceğinin örneklerini, hemen her gün medyada, sosyal paylaşım sitelerinde de görüyoruz ama…
Dedim ya amaç üzüm yemek değil…
Aslında bu olayı memleketin tüm ekonomik kaynakları olarak da genişletmek mümkün…
Bundan uzun bir süre önce, yine aynı anlayış, kamu işletmelerinin yabancılara satışına karşı çıkanlara…
“Sırtlarına alıp gitmeyecekler ya” dememiş miydi?
Hatta yetinmeyip, “memleketi pazarlamakla mükellef” olduklarını bile söylemediler mi?
O halde kimse kusura bakmasın…
Bu ormanlar birilerinin babasının bostanı değil, kimse aklına estiği zaman girip darmadağın edemez…
Onun için söylüyorum
Biz bu ağaç sevgisini “ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” diyen Fatih Sultan Mehmet’ten…
Bir ağaç için Yalova’da köşkün yerini değiştiren Atatürk’ten aldık…
Yani biz ülkenin diğer kaynakları gibi, ormanlarımızı da kapının önünde hazır bulmadık…

Nusret KEBAPÇI